Yılankale, Kilikya Ermeni Krallığı döneminde Kral I. Levon tarafından 12. yüzyılda Ceyhan Nehri kenarındaki sarp bir tepe üzerine inşa ettirilmiştir. Orta Çağ'da Haçlı Seferleri döneminde hem ovayı hem de tarihi İpek Yolu'nu kontrol etmek amacıyla kurulan yapı, yöre halkı tarafından Şahmeran Efsanesi'ne dayanarak Şahmeran Kalesi olarak da adlandırılmaktadır.
Kalenin inşasında bölgenin sarp kayalık yapısı ustalıkla kullanılmıştır. Arkeolog Edwards'ın analizine göre yapı üç avluya ayrılmıştır ve alt kısımdaki iki avlu güneydoğu kanadını korumak için tasarlanmıştır. Surlar ve burçlar, dik yamaçların da yardımıyla saldırıları son derece güçleştirecek biçimde yerleştirilmiştir.
Mimari açıdan yapı, düzgün kesme rustik taş işçiliğiyle dikkat çeker ve kireçtaşı çıkıntısına uyum sağlayacak şekilde örülmüştür. Dört cepheli kalenin çevresi 700 metredir ve mazgallı sekiz burcu ikişer katlıdır. Duvarlarında Bizans, Haçlı ve Ermeni onarımlarına ait izler görülmekte olup, pervazlarda ve tonozlarda Ermeni ustaların izleri ile bir Ermeni yazıtı yer almaktadır.
Orta Çağ'da askeri ve stratejik bir işlev gören kale; Anavarza, Tumlu ve Kozan Kalelerinin görüş alanı içinde yer almıştır. Sağlam surlarına üç kapıdan geçilerek ulaşılan ve kapıları birbirine bağlayan portatif merdivenler barındıran bu yapı, fethedilmesi çok güç bir garnizon ve gözetleme merkezi olarak günlük hayatta ve savunmada önemli bir rol oynamıştır.
Tarihsel süreçte çeşitli değişimler geçiren yapı, Ramazanoğlu Beyliği döneminde 1357 yılından itibaren terk edilmiştir. 19. yüzyılın sonlarında kalenin bulunduğu alanda Kırım Savaşı'ndan gelen Nogay göçmenleri yaşamıştır. Zaman içinde yıpranan kale, 2014 yılının yaz ayında geçirdiği restorasyon ile yenilenmiştir.
Yılankale adının kökeni ve halk arasındaki ünü, 17. yüzyılda ünlü Türk gezgini Evliya Çelebi'nin yöredeki Şahmaran Efsanesi'nden esinlenerek buraya Şahmaran Kalesi adını vermesine dayanmaktadır. Yarı kadın yarı yılan mitolojik yaratık Şahmeran'ın bu sarp kalede yaşadığına dair inanç, günümüzde de yerel halk ve ziyaretçiler arasında dilden dile aktarılan bir efsane olarak sürmektedir.
Günümüzde ziyaretçiler, Ceyhan Ovası'nı ve tarihi coğrafyayı yukarıdan izleyen bu sarp kaleye ulaşarak üç avlulu planı, üst avludaki şapeli, sarnıçları ve zarif taş işçiliğini yerinde inceleyebilmektedir. Anavarza ile benzer stratejik konuma sahip olan kale, hem tarihi kalıntıları hem de etrafını saran efsanevi atmosferiyle ziyaretçilerini ağırlamaktadır.
Wikimedia research dossier · Son kontrol: 2026-09-28 05:45:01


