Yeni Cami veya Valide Sultan Camii, İstanbul'da 1597 yılında Sultan III. Murad'ın eşi Safiye Sultan'ın emriyle temeli atılan ve 1665'te zamanın padişahı IV. Mehmed'in annesi Turhan Hatice Sultan'ın büyük çabaları ve bağışlarıyla tamamlanıp ibadete açılan bir Osmanlı imparatorluk camisidir. Şehrin silüetine önemli ölçüde katkı sağlayan bu yapı, İstanbul'da Osmanlı ailesi tarafından yaptırılan büyük camilerin son örneği olma özelliğini taşımaktadır.
Caminin inşası, III. Mehmed'in tahta geçmesinden sonra iktidarını temsil etmek isteyen Safiye Sultan tarafından Bahçekapı semtinde başlatılmıştır. O dönemde gümrüğe ve limana yakınlığıyla önemli bir ticaret merkezi olan bu bölgedeki kilise, sinagog ve hanlar istimlak edilmiş; bölgenin sakinleri Hasköy'e gönderilmiştir. Yapım görevini üstlenen ilk mimar Davud Ağa, yapının yerini belirleyip planını çizmiş ve 1598 yılında temel atılmıştır.
Temel kazma çalışmaları sırasında yaşanan su sorunları tulumbalarla aşılmış, zemini sağlamlaştırmak için Rodos'tan getirilen taş bloklar ve kurşun kuşaklarla bağlanan kazıklar kullanılmıştır. İlk mimar Davut Ağa'nın veba nedeniyle ölmesi üzerine su yolu nâzırı Mimar Dalgıç Ahmed Ağa görevlendirilmiş, ancak III. Mehmed'in 1603'teki ölümü ve Safiye Sultan'ın eski saraya gönderilmesiyle inşaat uzun yıllar atıl kalmıştır. Halk arasında bu metruk yapıya harabe durumu ve ek vergiler nedeniyle "Zulmiye" adı verilmiştir.
Metruk haldeki yapı, 1660 yılındaki Büyük İstanbul Yangını'nda hasar görmüştür. Aynı yıl Köprülü Mehmed Paşa'nın tavsiyesiyle Turhan Hatice Sultan projeyi yeniden ele almış, Mimarbaşı Mustafa Ağa sorumluluğunda inşaat tekrar başlatılmıştır. Çevredeki alan genişletilerek Mısır Çarşısı ve diğer külliye yapılar orataya çıkarılmış, 1665 yılında düzenlenen bir merasimle cami ibadete açılmış ve sicillerde adı "Adliye" olarak geçmiştir. Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından başlatılan restorasyon çalışmalarının ardından cami yeniden ibadete açılmıştır.
Yeni Cami, klasik Osmanlı mimarisinin revaklı avlulu şemasını devam ettirir ve merkezi bir plana sahiptir. 16,20 metre çapındaki ana kubbe dört yönde yarım kubbelerle genişletilmiş olup, ana kubbeyi dört fil ayağı taşır. Kubbenin piramidi andırır şekilde yükselmesi kendine has bir özelliktir. Yapının malzemesi kesme küfeki taşı, mermer ve tuğladır; ayrıca Girit'in fethi sonrasındaki ganimetlerden getirilen kırmızıya çalan iki somaki mermer sütun da yapıda yer almaktadır.
Caminin kuzeyinde yer alan kare planlı revaklı avluda mukarnaslı başlıklara sahip yirmi sütun ve sivri kemerli revaklar bulunur. Üçer şerefeli iki minare kare kaide üzerinde yükselir. İç mekân, altı sıra halinde düzenlenen pencerelerle aydınlatılırken, yerden ikinci sıra pencerelerin üstüne kadar olan duvar yüzeyleri mavi, firüze ve yeşil renklerin hâkim olduğu İznik çinileriyle kaplanmıştır.
Yapı ile birlikte Valide Sultan Türbesi, Hünkâr Kasrı, sebil, çeşme, sıbyan mektebi, darülkurra ve Mısır Çarşısı arastası inşa edilmiştir. Daha sonraki dönemlerde külliyeye III. Ahmed tarafından bir kütüphane, muvakkithane, çeşmeler ve ek türbeler eklenmiştir. Külliyenin türbe bölümünde Turhan Hatice Sultan ve sonradan gelen pek çok padişah ile saray mensubunun mezarları yer almaktadır.
Günümüzde Eminönü'nde Haliç kıyısında yer alan Yeni Cami, hem tarihi dokusu hem de ihtişamlı mimarisiyle İstanbul'un en önemli simgelerinden biridir. Yerli ve yabancı ziyaretçilerin uğrak yeri olan külliye, İstanbul'un ticaret ve inanç hayatının kesişim noktasında, yüzyılların izlerini bugüne taşıyan canlı bir abide olarak varlığını sürdürmektedir.
Wikimedia research dossier · Son kontrol: 2026-09-28 05:44:03


