İçerik durumuKaynaklarla doğrulandıWikimedia research dossier · Son kontrol: 2026-09-17 18:17:24

Muğla'nın Bodrum ilçesinde iki liman arasında kayalık bir alan üzerinde yer alan Bodrum Kalesi, yaklaşık olarak 1402 yılında St. Jean Şövalyeleri tarafından Aziz Peter Kalesi adıyla inşa edilmiştir. Şövalyelerin bu kaleyi yaptırma nedeni, güçlenmekte olan Osmanlı Devleti tehdidine karşı anakarada güvenli bir bölgeye duydukları ihtiyaçtır. Zaten bir kale inşa edilmiş olan Kos'a yakın konumu nedeniyle Bodrum seçilmiş olup, bu bölgede Dorlar zamanından kalma savunma temelleri ile 11. yüzyıldan küçük bir Selçuklu kalesi bulunmaktaydı.

Kalenin inşası 1404 yılında Alman şövalye ve mimar Heinrich Schlegelholt gözetiminde başlamıştır. 1402-1522 yılları arasında St. Jean Şövalyeleri tarafından kontrol edilen yapı, tek bir millet yerine İtalyan, Fransız, Alman ve İngilizlerin ortak eseridir. İnşaat çalışmalarında çevredeki Halikarnas Mozolesi'ne ait kare şekilli yeşil volkanik taşlar, mermer sütunlar ve kabartmalar yapı malzemesi olarak kullanılmıştır. Şapelin 1406 civarında tamamlandığı, İngiliz Kulesi'nin 1413'te bittiği ve ilk duvarların ise 1437 yılında tamamlandığı bilinmektedir.

Kale, kare planlı olup 180 x 185 metre ölçülerindedir. İç kaleye ulaşmak için yedi kapıdan geçilir ve bu kapılar üzerinde haçlar, düz veya yatay bantlar, ejder ve aslan figürleri ile armalar yer alır. İç kalede şapelin altı dahil olmak üzere 14 sarnıç bulunmaktadır. Kalenin doğu duvarı dışındaki bölümleri çift beden duvarlarıyla takviye edilmiş; Fransız, İtalyan, Alman ve İngiliz kuleleri farklı ulusların sorumluluğunda inşa edilmiştir. Deniz seviyesinden 47,50 metre yüksekliğiyle en yüksek kule Fransız Kulesi'dir.

Osmanlı Devleti kaleye 15. yüzyıl boyunca saldırılarda bulunmuş ancak kaleyi düşürememiştir. Cem Sultan ise kardeşi II. Bayezid'a yaptığı başarısız darbe girişimi sonrasında bu kaleye sığınmıştır. 1523 yılında Rodos Kuşatması sonucunda kale, Kos ve Rodos ile birlikte Osmanlı egemenliği altına girmiştir. Osmanlı döneminde şapel Süleymaniye Camii adıyla camiye dönüştürülmüş ve kaleye bir minare eklenmiştir. Yüzyıllar boyunca askeri üs ve hapishane olarak kullanılan kale, 19. yüzyılda İngiliz yetkililerin izniyle bazı eserlerin British Museum'a götürülmesine sahne olmuştur.

Birinci Dünya Savaşı sırasında bir Fransız savaş gemisinin açtığı ateş sonucunda kalenin minaresi yıkılmış ve bazı kuleleri zarar görmüştür. Kısa süre İtalyan hakimiyetinde kalan kale, 1921 yılında İtalyan kuvvetlerinin çekilmesiyle yaklaşık 40 yıl boyunca boş kalmıştır. 1960 yılından itibaren Türk hükümeti tarafından Sualtı Arkeoloji Müzesi'ne dönüştürülen yapı, bugün dünyanın bu alandaki en büyük müzesi konumundadır ve 1995 yılında Avrupa'da Yılın Müzesi Yarışması'nda "Özel Övgü" ödülü almıştır.

Bugün müze koleksiyonları; Türk hamamı, Amphora sergilemesi, Doğu Roma Gemisi, Cam Salonu, Cam Batığı, Uluburun Batığı, Sikke ve Mücevherat Salonu, Karyalı Prenses Salonu, İngiliz Kulesi, İşkence ve Katliam Odaları ile Alman Kulesi'nde ziyaretçilere sunulmaktadır. Ayrıca 33.5 dönümlük arazi üzerine kurulmuş olan kalenin açık mekanlarında, Akdeniz bölgesine özgü bitkilerin yer aldığı bahçeler ve sergileme alanları bulunmaktadır.

TürTarih
Şehir alanıBodrum
DurumKaynaklarla doğrulandı