İçerik durumuKaynaklarla doğrulandıWikimedia research dossier · Son kontrol: 2026-09-24 00:57:35

Muğla Müzesi, 1994 yılında kapılarını ziyaretçilere açmış olan genel amaçlı bir kültür ve tarih kurumudur. Müştak Bey caddesi üzerinde yer alan yapı, köken olarak eski bir cezaevi binasıdır. Gerçekleştirilen kapsamlı restorasyon çalışmalarının ardından bu yapı, kentin kültürel mirasını koruyan ve sergileyen bir müze haline getirilmiştir.

Mimari açıdan müze, antik kalıntılar ve heykellerle dolu bir avlunun etrafında toplanmış üç ana bölümden ve bir adet sanat galerisinden meydana gelmektedir. Türkiye'nin ilk Doğa Tarihi Müzesi olma özelliğini de taşıyan bu kurum, farklı disiplinleri bir araya getiren zengin bir sergileme kurgusuna sahiptir. Toplamda binlerce esere ev sahipliği yapan müze kompleksi, ziyaretçilerine tek bir mekân içinde doğa tarihi, arkeoloji ve etnografya alanlarında geniş bir yelpaze sunmaktadır.

Müzenin en dikkat çekici kısımlarından biri, Doğa Tarihi Bölümü veya diğer adıyla Turolian Parkı'dır. Bu bölümde, 1992 yılı sonlarında Özlüce Köyü Kaklıcatepe'de yapılan kazılarda ortaya çıkarılan fosiller sergilenmektedir. Yaklaşık 5 ila 9 milyon yıl önce yaşamış olan hayvan ve bitkilere ait bu fosiller, bölgenin çok eski jeolojik ve biyolojik geçmişine ışık tutmaktadır.

Kaklıcatepe kazılarında zürafagiller, boynuzlugiller, gergedangiller, hortumlu memeliler, domuzgiller, atgiller ve etçillere ait fosiller ile birlikte çok sayıda bitki kalıntısı bulunmuştur. Doğu Asya'dan İspanya'ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada yaşayıp yok olmuş bu canlılara ait dönemin kalıntıları ilk defa İspanya'nın Tervel Havzası'nda keşfedildiği için bu döneme Turolian adı verilmiştir.

Arkeoloji bölümünde ise ağırlıklı olarak bölgedeki antik kentlerde gerçekleştirilen kazılardan elde edilen buluntular sergilenmektedir. Bu kapsamda Yatağan ilçesindeki Stratonikeia antik kenti ile Lagina ve Sedir Adası'ndaki antik Cedrae şehirlerinde gün yüzüne çıkarılan eserler müze koleksiyonunda yer almaktadır. Arkeoloji salonunda ayrıca dikkat çekici bir gladyatör iskeleti de ziyaretçilerin incelemesine sunulmaktadır.

Etnografya bölümü, Muğla'nın çeşitli yörelerinden toplanan ve farklı dönemlere tarihlenen giyim kuşam unsurları ile günlük kullanım eşyalarını barındırmaktadır. Bu eserler, yöre halkının geçmişteki yaşam tarzını, geleneklerini ve el sanatlarını gözler önüne sermektedir.

Bugün ziyaretçiler Muğla Müzesi'ni gezerken antik kalıntılarla bezenmiş avludan içeri girmekte ve ardından doğa tarihi, arkeoloji ve etnografya olmak üzere üç ana salonda tarihte uzun bir yolculuğa çıkmaktadır. Binlerce farklı eseri barındıran bu yapı, geçmişin izlerini bugüne taşıyan önemli bir kültür merkezi olarak hizmet vermeye devam etmektedir.

TürTarih
Şehir alanıMenteşe
DurumKaynaklarla doğrulandı